T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Samsun Müftülüğü

08.04.2016

İl Müftümüzün Kutlu Doğum Mesajı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sevgi ve rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizi  “Anmaktan-Anlamaya” şiarıyla 1989 yılında başlattığı Kutlu Doğum Haftası geleneği; kalplerde var olan peygamber sevgisini harekete geçirmekte ve bu geleneğin sadece ülkemiz sınırları içinde değil, dünyanın çeşitli yerlerinde, millet varlığımızın bulunduğu her ülkede bir bilgi ve irfan ziyafetine, bir kardeşlik şölenine, bir manevî yenilenme haftasına dönüşmektedir.

Başkanlığımız, öteden beri Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle özelde toplumumuz genelde insanlık için ele alınması önem arz eden konuları kamuoyunun gündemine taşımayı, böylece toplumsal bir duyarlılık ve hassasiyete vesile olmayı görev kabul etmektedir. Bu bağlamda, 2016 yılı Kutlu Doğum Haftası’nda “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet-Gelin Birlik Olalım” konusunun ele alınması kararlaştırılmıştır.

Bu yıl 9-20 Nisan tarihleri arasında kutlanacak olan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde; Peygamberimizin yeryüzüne getirdiği değerleri, onun yeryüzüne getirdiği çağrılarını Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bütün milletimizle, Müslüman kardeşimizle, bu sene de idrak edeceğiz. Bu sene ‘Gelin Birlik Olalım’ çağrısı etrafında, “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet konusunu” ele alacağız. ‘İnsanlığı Diriltmek İçin, İnsanlığı Yaşatmak İçin Ve İnsanlığı Yüceltmek İçin Gelin Birlik Olalım’ çağrısında bulunacağız. Sevgili Peygamberimizin bütün insanlığa olan bu çağrısını kutlu doğum ikliminde yenilemeye çalışacağız.

Tevhid ve vahdet arasındaki ilişkiyi, ‘Gelin Birlik Olalım’ çağrısını halkımıza yapmak istiyoruz. Bu hafta vesilesiyle bütün Müslümanlara çağrıda bulunuyoruz. Biz Müslümanların da bugün Peygamberimizi yeniden okumaya, yeniden anlamaya ihtiyacımız var. Onun getirdiği değerlerden ne kadar uzaklaştığımızı hep birlikte acı acı yaşıyoruz. Tevhid ilkesi İslam’ın, Hz. Adem’den, Resulü Ekrem’e kadar bütün ilahi dinlerin, bütün Peygamberlerin yeryüzüne getirdiği en büyük inanç ilkesidir. Rabbimizin varlığı ve birliği sadece soyut bir inançtan ibaret değildir. Tevhid aynı zamanda bir düzenleyici ilkedir, bir varoluş felsefesidir, bir yaratılış gayesidir. Tevhid, yeryüzündeki kainattaki ahenktir. Tevhid, bütün kainatın yaratıcıya teslimiyetidir. Tevhid, sadece müminin “La İlahe İllallah” sözünde aranmaz. Tevhid, kainatın her parçasında güneşte, ayda, ağaçlarda, dağlarda, taşlarda aranacak bir ilkedir.

Bugün itibarı ile “Üç Aylar” ismiyle bildiğimiz manevi iklime girmiş oluyoruz. Bu mübarek aylar içerisinde hep birlikte her birimiz bireysel olarak önce kendi varlığımızı, kendi varlık gayemizi, kendi yaratılış sebebimizi, birbirimize olan sevgiyi, saygıyı, muhabbeti gözden geçirerek, dünyayı birbirimize daha yaşanılabilir bir ev kılmak için yoğun bir çaba içerisinde olmalıyız.

Nasıl ki 14 asır önce Sevgili Peygamberimiz geldi ve insanlığı diriltti ise gelin biz de insanlığı diriltmek için yeniden birlik olalım.

Nasıl ki sevgili Peygamberimiz 14 asır önce geldi ve insanlığı yaşattı ise biz de insanlığı yeniden yaşatmak için ve insanlığı yüceltmek için gelin birlik olalım.

Kutlu Doğum Haftasının milletimize ve bütün insanlık âlemine, Sevgili Peygamberimizin insanlığa getirdiği merhametin yeniden bütün yüreklere yerleşmesine vesile olmasını diliyorum.